Firmalar

Su üstü yapılar iskelenin ötesine geçiyor

Yüzer yapı teknolojisi bağlama ve geçiş işlevinden çıkarak ofis, restoran, havuz ve spor alanı gibi kullanımlara doğru genişliyor. Yüzer yapı üreticisi FCP Marine’de müdür Umut Yeşil, “Su üstü artık geçilen değil, üzerinde durulan bir alan” dedi.

Su üzerine kurulan yapılar uzun süre tek bir işlevle anıldı: tekne bağlamak ve karayla bağlantıyı sağlamak. Son yıllarda ise aynı taşıyıcı teknolojinin farklı kullanımlara uyarlandığı görülüyor. Yüzer ofis, yüzer restoran, yüzer havuz, yüzer yürüme yolu ve su üstüne kurulan spor alanları, mimari ve tasarım gündeminde giderek daha fazla yer buluyor.

Bu genişlemenin arkasında iki etken öne çıkıyor. Birincisi kıyı şeritlerinde arsa maliyetinin yükselmesi ve yapılaşma kısıtları; ikincisi ise modüler üretim yöntemlerinin su üstü yapıları öngörülebilir bir mühendislik problemine dönüştürmesi. Yapının su üzerinde konumlanması, kıyı dokusuna kalıcı müdahale yapılmadan kullanım alanı kazandırılmasına imkan tanıyor.

Kategori genişlemesini kendi ürün gamlarında da gözlemlediklerini belirten yüzer yapı üreticisi FCP Marine’de müdür Umut Yeşil, gelen taleplerin niteliğinin değiştiğini söyledi.

SU ÜSTÜ ARTIK GEÇİLEN DEĞİL, ÜZERİNDE DURULAN BİR ALAN

Umut Yeşil şunları söyledi:

“Birkaç yıl önce bize gelen talepler neredeyse tamamen iskele üzerineydi. Bugün ofis, restoran, havuz, yürüme yolu ve spor alanı için de aranıyoruz. Bu, işin doğasını değiştiriyor. İskelede insan yürür ve geçer; ofiste ya da restoranda insan saatlerce durur, oturur, çalışır. Salınım, titreşim ve denge konforu o zaman çok daha kritik hale geliyor. Aynı taşıyıcı mantık üzerine kuruyoruz ama konfor kriterleri tamamen farklı.”

Mimari tarafın da bu yapılara yaklaşımının değiştiğini ifade eden Umut Yeşil, tasarımcıların artık projeye erken aşamada dahil olduğunu belirtti.

TASARIMCI ARTIK PROJEYE EN BAŞTA GİRİYOR

Umut Yeşil sözlerine şöyle devam etti:

“Eskiden bize hazır bir tasarım gelirdi, biz de onu yüzdürmenin yolunu bulurduk. Şimdi mimarlar süreç başlarken masaya oturuyor. Bu doğru olan. Çünkü su üstünde metrekare kadar ağırlık dağılımı da tasarım kararıdır. Ağırlığın nereye bindiği, açıklıkların nasıl geçildiği, kaç kişinin aynı anda tek bir noktada toplanacağı taşıyıcının boyutunu belirliyor. Beton hattımız büyük açıklıklı ve ağır kullanımlı yapılarda, alüminyum hattımız ise korunaklı alanlardaki hafif yapılarda öne çıkıyor.”

Şirketin yüzer ofis ve benzeri kullanım alanlarına ilişkin uygulamaları FCP Marine internet sitesinde tanıtılıyor.

SU ÜSTÜ MİMARİ KENDİ BAŞLIĞINA DÖNÜŞÜYOR

Umut Yeşil değerlendirmesini şöyle sonlandırdı:

“Su üstü yapılar bugün hala ‘özel proje’ olarak görülüyor. Bunun değişeceğini düşünüyoruz. Kıyısı olan her belediyenin, her turizm tesisinin, hatta kampüslerin gündeminde er ya da geç bu başlık olacak. Çünkü kıyıya kalıcı yapı yapmadan kullanım alanı üretmenin başka bir yolu yok. Hedefimiz, bu alanda tasarımcıyla birlikte çalışan, projeye özel taşıyıcı çözüm üreten bir yapı olmayı sürdürmek.”


FCP Marine, 2018 yılından bu yana yüzer iskele ve yüzen yapı sistemleri tasarlayıp üretiyor. FcpGrand, FcpMini, FcpSteel ve FcpAl adlı dört ürün hattıyla beton, çelik ve alüminyum esaslı yüzer yapılar sunuyor. Yüzer ofis, yüzer restoran, yüzer havuz, yüzer yürüme yolu ve su üstü spor alanları uygulama alanları arasında yer alıyor. Üretim tesisi Adana’da bulunuyor. fcpmarine.net

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu